AZINLIK OKULLARI

AZINLIK  OKULLARI

Osmanlı Devletinin sınırları içersinde çeşitli dinlere , mezheplere ve inançlara sahip topluluklar yaşıyordu.Bunlar dini konularda olduğu gibi eğitimi konusunda da geniş haklara sahiptiler.Diledikleri gibi eğitim yapmalarına karışılamıyordu.Eğitim düzenini kendileri kurup kendileri devam ettiriyorlardı.Bu konuda en yetkili kişiler aynı zamanda dini işlerin başında bulunan patrik,hahambaşı gibi kimselerdi.Ruhani liderler toplumların ihtiyacı olan okulları kuruyor ve yönetiyorlardı.Öğretmenleri papazlar ve hahamlardı.Rumların İstanbul’da Fener Rum mektebi ve Heybeliada Papaz mektebi (1844) kurdukları en eski ve önemli eğitim kurumlarıdır.Papaz mektebi Ortodoks mezhebinin ilahiyat okulu durumundaydı.

Ermeni patrikhanesi 1824 de bir emir yayınlayarak Anadolu’da Ermenilerin yaşadığı en küçük yerleşim birimlerinde bile okul açılmasını istedi.Hemen ardından İstanbul’da ve özellikle Anadolu’nun ücra köşelerinde Ermeni okulları açıldı ve büyük rakamlara ulaştı.Okulların giderleri Ermeni Patrikhanesi önderliğinde Ermeni iş adamları tarafından karşılanıyordu.

Museviler eğitim faaliyetlerini uzun süre havralarda devam ettirdikten sonra ilk olarak 1854 yılında İstanbul’da Musevi Asri mektebini açtılar.Allians İsrailit adını taşıyan Yahudi kuruluşu 1875 den sonra birçok şehirde çok sayıda okul açtı.

Osmanlı Devleti sınırları içersinde birçok devlet ilk olarak Fransızlara daha sonraları bütün büyük devletlere tanınan kapitülasyonlardan yararlanarak okullar açmıştır.

Avrupa Devletlerinden her biri Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini arttırmak için azınlıkları kullanma yoluna gitmişler,çeşitli mezhep mensuplarının koruyuculuğuna girişmişlerdir.Bu devletler,kendi çıkarlarına hizmet edeceğine inandıkları azınlıkları korumak iddiası ile okullar açmışlardır.Bu okullarda eğitim gayesinden çok ,din ve mezhep propagandasına ağırlık verilmiştir.Politikacılar,casuslar,papazlar,”Öğretmen” adı altında faaliyet göstererek,yıkıcı propagandalarını sürdürmek için yabancı okullardan yararlanmışlardır.

Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Katoliklerin koruyuculuğunu Fransa üslenmişti.İngilizlerin koruması altında açılan okullar daha çok Suriye ve Lübnan bölgesinde yoğunlaşmıştı.

Amerikalılar, misyonerlik faaliyetlerini Ermeni azınlığa yöneltmiş ve Ortadoğu’da Amerikan nüfusunun kuvvetlenmesi için bu azınlık kullanılmış ve Osmanlı sınırları içine Ermenistan üzerinden girmiştir.

İtalyanlar 1861‘de İstanbul’da ve Hatay’da okullar açmış,Almanlar da kendi kültürlerini yaymak amacıyla 1871’den itibaren okullar açmaya başlamışlardır.

Rusların Osmanlı topraklarındaki eğitim faaliyeti Suriye’de, İranlılar Bağdat’ta yoğunlaşıyordu.Bunun yanında diğer Avrupa ülkeleri de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde okullar açmıştı.

Bu okulların Osmanlı ülkesinde açılmasının sebepleri açık ve netti.Bu ülkeler,ilk olarak dillerini,ikinci olarak kültürlerini ve nihayette dinlerini yaymak istiyorlardı.

Başlangıçta Türk çocuklarının bu okullara girmesi çok zordu.Ancak zamanla yabancı okullarda Türk öğrencilerin sayısı artmıştır.Büyük bir kısmı politik amaçlarla kurulan yabancı okullar Osmanlı ülkesinde karışıklık çıkartılması için bir araç olarak kullanılmışlardır.Devlet Otoritesinin zayıfladığı anlarda hemen harekete geçmişler ve koruduklarını zannettikleri azınlıkları devlete isyana teşvik etmişlerdir.Kurtuluş Savaşı’nda bunun canlı örnekleri çok görülmüştür.

Balkanlar,Anadolu ve Suriye’de yoğun bir Türk aleyhtarlığı yürüten Amerika kısa zamanda bu bölgede 7 Üniversite, 43 Yüksekokul, 417 Okul ve 5 Ruhban okulu yönetmeye başlamış,1900 yılına ait rapora göre;meşgul olunan şehir,kasaba köy sayısı 349 görevli ajan sayısının 254, okul sayısının 580 eğitilen öğrenci sayısının 25.171 olduğu ifade edilmektedir.1908 yıllarında Sivas’ta 20 Amerikan okulu bulunmakta ve 6 bin öğrenci eğitim görüyordu.Harput’ta 9 okul bulunuyordu ve öğrenci sayısı 1000 di.

1913 yılında Türk-Fransız anlaşmasıyla ittihat ve Terakki Hükümeti Fransız okullarınınsayısının 102 olduğunu kabul ediyordu.

1924 yılında Sen Jozef okulunun 740 Türk öğrencisinin bir kısmının ailelere göre dağılımı şöyleydi:

Prensler 8,Mareşal ve genareller 2, Yüksek şahsiyetler 90, banka müdürleri 30, tıp doktorları 80, yüksek gelir sahipleri 300.

Islahat fermanı ile yasallaşan ve sayısını arttıran Müslüman olmayan milletlerin ve yabancı ülkelerin açtığı okul sayısı 1900 yılında 10 binin, öğrenci sayısı 500 binin üzerindeydi.1904 ‘te 465 Amerikan okulunda 22 bin 865 öğrenci okumaktaydı.

Yabancı ve azınlıkların açmış oldukları okulların durumu Lozan Barış görüşmeleri devam ederken çok tartışıldı.Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkaracağı yönetmeliğe uyulacağı kararlaştırıldı.Bütün yabancı ve azınlık okullarının laik olması,Türkiye’nin milli menfaatleri aleyhine propaganda yapmaması,Tarih,coğrafya ve Türkçe derslerinin Türk öğretmenler tarafından verilmesi ve Türk müfettişler tarafından denetlenmesi ile ilgili yönetmelik çıkarıldı.Bugün de yabancı okullar halen ülkemizde eğitim faaliyetlerini sürdürmekte ve bu okullardan ülkemizin yönetiminde söz sahibi isimler yetişmektedir.

YAZILAR   SAYFASI