TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ  5

 Almanya başkanı Schreder Geun haftalarda ülkemizi ziyaret etti. Yaptığı basın toplantısında AB'ye girme konusunda Türkiye'ye destek verdiğini ifade etti. Daha önceki açıklamalarında pek olumlu konuşmayan Almanya Başbakanın şimdilerde, Almaya'da, seçimlerin yaklaştığı şu günlerde bir takım tereddütler doğuruyor.

 Avrupa ülke başbakanlarının ülkemizi ziyareti Türk yetkililerinin de sıkça yılda birkaç defa AB ülkelerine ziyaretleri AB anlaşmalarının ülkeler arasında siyasi diyalog mekanizmasının oluşturulmasına yöneliktir.

 Anlaşmalarda bağlantılı alınan tavsiye kararları arasında belki de en önemlisi taraflar arasında kalıcı bir siyasi diyalog mekanizmasının oluşturulmasıdır.Bu diyalog birkaç düzeye yayılan toplantıları ön görmektedir.

 -Cumhurbaşkanı ve Başbakan düzeyinde, AB Komisyon Başkanının da katılımıyla yılda  bir kere bir araya gelmeyi öngörmektedir.

 -Dışişleri Bakanı düzeyinde biri Ortaklık Konseyi biri de Troika modeli çerçevesinde olmak üzere yılda iki kere ;

 -Siyasi Direktörler (bunlar genellikle Dışişleri Bakanlığı Müsteşarları ya da yardımcılarıdır.) düzeyinde; Troika modeli çerçevesinde olmak üzere yılda iki kere,

-Uzmanlar düzeyinde ise sürekli biçiminde toplanacaktır.

Öte yandan, Türkiye, Avrupa Zirvesi, Bakanlar konseyi ve siyasi komite toplantılarının sonuçlarından sürekli biçimde haberdar edilmek, Ortak Dış Politika ve Güvenlik Politikası ile ilgili olarak AB bünyesinde kabul edilen eski belgeler Türkiye’ye iletilecektir.

Türkiye ile Ab arasında gümrük birliliğinin yürürlüğe konulmasıyla birlikte bu oluşumun çok ötesinde ve son derece önemli bir diyalog ve iş birliliği ortamı oluşturulmakta Türk tarafı AB’nin içindeki gelişmelerden ve alınan kararlardan sürekli biçimde haberdar edilme hakkına sahiptir.

Ortaklık Komitesi’ne Verilen Görev :

Tavsiye kararlarının savunması ile, Türkiye AB Ortaklık Komitesi’ne (bu komite ortaklık konseyinin altında çalışmakta ve teknik düzenlemeleri belirlemektedir.) önemli bir misyon verilmektedir. Buna göre Komite, Türkiye Ab ilişkilerindeki “kamusal yapı”nın güçlendirilmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapacak ve er geç Eylül 1995 ‘ e kadar bu konudaki önerilerini Ortaklık Konseyi’ne sunacaktı. (Bu öneriler sunulmuştur ve Ortaklık Konseyi tarafından uygun görülerek uygulamaya konulmuştur.) Ortaklık Komitesinin eknik düzeyde kişilerden oluşması ve siyuasal sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle “ karar alma yetkisi” yoktur. Bu kararlar Ortaklık Konseyi’ne aittir.

 MALİ İŞBİRLİĞİ DEKLARASYONU

Gümrük birliği ile ilgili 6 Mart Paketi’nin üçüncü ve son belgesini Türkiye’ye mali alanda yapılacak yardım konusunda AB tarafınca yayınlanan “Mali işbirliğine ilişkin deklarasyon” oluşturmaktadır. Bu deklarasyonla AB tarafı 5 ayrı kaynaktan olmak üzere Türkiye’ye hibe yapacak ve kredi açacaktı. Bu konuda ayrıntılı düzenlemeler 1995 yılının ilk yarısında başlayacak ve gümrük birliğinin başlangıç tarihi olan 1 Ocak 1996 tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde verilecekti. Yardım kalemleri bir defaya mahsus olarak verilmeyecek ve süreleri tamamlanınca “yenilenebilir nitelikte” olacaktı. Ayrıca Türkiye’ye başlıca yardım vaatleri de yapılmıştı. Diğer taraftan Gümrük Birliği’ne giren Türkiye’nin kredi notu da yükseleceğinden çeşitli finans kuruluşlarından alacağı kredilerin de artacağı düşünülmekteydi.

Ancak 1996 yılı yarısında çıkan “Kardak Krizi” sonrasında Avrupa Parlamentosu Türkiye’ye yapılacak bu yardımların büyük bir bölümünü dondurmuştur. Bu durum günümüzde de sürmektedir.

YAZILAR   SAYFASI